
Resimdeki kimdir tanımıyorum; ama empati kurmak hiç de zor değil. Mimar uykusu diye ayrı bir konsept var. Geç vakte kadar oturup ertesi güne bir şeyler çıkarmaya uğraşırken gecenin o saatinde benden başka kimse ayakta değildir düşüncesi bazen isyan, kendine acıma ve yıkılma hislerine yol açabiliyor. Çalıştığınız oda nasıl bilmiyorum; ama kendi odamda televizyon da yok. O yüzden sabaha karşı kuşağına atılmış programları da seyredemiyorum /seyretmiyorum. Üstelik kayıtlı müzik dinlemekte beni inanılmaz bunalımlara sokuyor. Onun yerine geceleri radyo dinlemeyi tercih ediyorum; ama radyoda da her zaman ilginç şeyler olmuyor. Zaten gece djleri de genelde otomatik pilot moduna geçip uyumaya devam ediyorlar. Ben de son çare olarak podcast dinlemeye başladım. Podcast'ler de önceden kaydedilmiş şeyler; ama iş yaparken arkada birilerinin konuşuyor olması inanılmaz iyi geldi bana. Üstelik dinlenen konuları da kendin seçiyorsun. Mesela ben size benim takip ettiklerimi söyleyeyim:
- Design*Sponge podcastleri başarılı. Çok sık güncellenmiyor; ama önceki röportajları da indirip dinleyebiliyorsunuz. Genelde 5-6 tane sabit soru var ve bu sorular her röportajda design sponge'un yaratıcısı Grace Bonney tarafından onun seçtiği tasarımcılara soruluyor. Arada bir laf lafı açıyor, vs. Hem iş yaparım, hem eğlenirim, eğlenirken öğrenirim diyenler için. :P
- Radyo Odtü'nün Modern Sabahlar podcastleri. Fahir, Ege ve Oktay'ın haftalık program özetleri müthiş güzel oyalıyor. İnsanın uykusu açılıyor, gecenin bir yarısı kendi kendine gülmeye başlıyor. Gerçi bunun tasarımla alakası yok; ama meze olsun işte. Eğlenirken öğrenme kaygısı gütmeyenlere gitsin bu da.. :P
- Bir tanesi CreativeXpert Design Interview Series diye bir şey. Başlık design diyor; ama hakkaten her telden çalan bir design anlayışı var. Benim ilk dinlediğim bir dans koreografıyla yapılmış bir röportajdı. Sonrakiler ne olacak tahmin edemiyorum. Zaten bu daha deneme aşamasında, bir kere dinledim.
- En komiklerinden biri de İtalyanca dersleri veren bir podcast. İnanılmaz abzürt diyaloglar ve "English with Ozzy" tadında bir italyanca öğretme yöntemi var. 5 dakikalık bir program akışı Jane ve Massimo'nun yaklaşık 6 cümleden oluşan bir diyaloğu 28 kere falan bir ingilizce, bir italyanca, bir iki dil birden, bir bekleyerek, tekrar etmesinden oluşuyor. Tabi güzel olan dil podcastleri de vardır; ama benimki hüsranla sonuçlandı. 5 dakika sonunda embesilleşmiştim, kendime gelmem zaman aldı.
Anlaşılacağı üzre içlerinden ilk 2 maddeyi tavsiye ediyorum. Siz nasıl oyalanıyorsunuz? Beraber oturup design yapmak uyku getirmeme açısından en iyisi belki; ama ben inanılmaz oyalanıp yavaşlıyorum. Mesela son stüdyo sabahlamasında bir geceye sadece 2 plan, 1 kesit, bir sergi açılışı ve onunla gelen 2 kadeh şarap ve kanepeler, bol bol abur cubur, yaklaşık 287 (!) şarkı, sadece yanındakilerin anladığı ve geçirdiği gülme krizleri, isyan sesleri ve bir ara güvenlik görevlisinin telsiz sesleri ve neşeli muhabbetiyle bölünen 2.5 saatlik uyku sığdırabildim.
3 yorum:
ben de tavsiye edilen dialogları dinlemeyi çok istesem de maalesef dinleyemedim, bi dahaki sefere artık... özellikle şu italyanlarla olanı çok merak ettim... benim; italyanların hızlı konuşmak için ayrı bir güç sarfettiğiyle ilgili bi teorim var. bi italyanca dialog dinlediğimde ,ki "basic italian" da ne kadar dinlenebilirse, şöle bi kal geliyo, 5dk. normmale dönemiyorum :)))
bu arada benim yrn jurim var saat 22:30 ve ben daha elimi sürmüş değilim... ne cesaret ama...
yasemin bloggerın kendisini sevmediği gerçeğiyle karşı karşıya kaldığı için buraya commenti kendisi yazamadı ama ben podcast dağarcığına onun yerine ekliyorum:
TED Talks!
Email adresinizle kayıt oluyorsunuz, konuşmalar ilham verecek her alandan ve yaklaşık 15 dakika sürüyor. Burada linki olan bölüm oscarları izlediyseniz kesin dikkatinizi çekmiş olan dans grubu Pilobolus'un bir gösterisi. Ben çok beğendim :)
http://www.ted.com/tedtalks/tedtalksplayer.cfm?key=pilobolus
evet evet TED talks çeşit çeşit konuşmacılar var. müzik yapan, fotograf çeken, dünyayı kurtaran vesaire bi nevi seçilmiş insanlar, keyifli çok.
bu arada bu başlığın altında var mıydı hatırlamıyorum (şimdi geri dönüp akmak da istemiyorum hazır blogger bana yol açmışken) ama itunes'u olanlar podcastleri çok rahat indirebiliyorlar. isteyene daha detaylı anlatırım sonra şimdi bişiler yemeye gidiyorum.
(Esin account için teşekkür ederim ya çok üşeniyordum bu işe :] )
Yorum Gönder